Galata Kulesi


İstanbul’un en önemli eğlence mekanlarının bulunduğu Taksim’deki İstiklal Caddesi’nden Tünel istikametine doğru indiğinizde; İstiklal’in bitimindeki Galip Dede Caddesi’ni takip ederseniz bir müddet sonra sağ tarafınızda devasa bir yapı ile karşılaşırsınız.
Devasa olarak nitelendirdiğimiz ve deniz seviyesinden yüz kırk metre yüksekte olan “Galata Kulesi”, altmış bir metre boyundadır. Çapı yaklaşık dokuz metre olan tarihi yapının duvar kalınlıkları ise dört metreye yakındır. Ağırlığının ise yaklaşık on bin ton olduğu zannedilmektedir.

Galata Kulesi Tarihi

İlk olarak Bizans Kralı Anastasius tarafından altıncı yüzyıl yarılanmadan inşa edildiği sanılan “Galata Kulesi”, tamamen ahşaptan imal edilmiş ve fener kulesi olarak kullanılmıştır. On dördüncü yüz yılda Cenevizlilerin bölgeye hakim olması ile tekrar inşa edilen “Galata Kulesi” bu kez yığma taşlardan meydana getirilmiştir. Tarihte ticaretteki başarıları ile ün salan Cenevizliler kuleye, “İsa Kulesi” adını vermiş ve o zamanki ticaret merkezlerinden biri olan Haliç’i “Galata Kulesi” sayesinde kontrol altında tutmuşlardır.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinin doğal sonucu olarak “Galata Kulesi” Osmanlı himayesine geçmiştir. On altıncı yüzyılda ise Galata Kulesi; Kasımpaşa Tersanesi’nde çalıştırılan Hristiyan harp esirlerinin barındırıldığı bir mekan haline getirilmiştir. Ardından dönemin padişahı Üçüncü Murad’ın emri ile bir rasathane kurulmuş ancak on altıncı yüzyılın son çeyreğinde bu rasathanenin faaliyetine son verilmiştir.
On yedinci asırda, tarihe ilk uçan Türk olarak geçen Hezarfen Ahmed Çeleb,i kendi imalatı olan kartal kanatları ile Galata Kulesi’nin tepesinden havalanmış ve Üsküdar semtine kadar uçmayı başarmıştır. Bu sayede buram buram tarih kokan Galata Kulesi, asırlar boyu anlatılacak tarihi bir olaya daha ev sahipliği yapmıştır.
On dokuzuncu yüzyılda meydana gelen “Galata Yangını” sırasında kullanılmaz hale gelen Galata Kulesi; dönemin hükümdarı İkinci Mahmud tarafından yeniden inşa edilmiştir. Artık işaret kulesi vasfı ile kullanılan bu tarihi yapı; Cumhuriyet Dönemine kadar büyük bir tadilat görmeden varlığını sürdürmüştür.
Takvimler 1965 yılını işaret ederken büyük bir onarımdan geçen “Galata Kulesi”; iki yıl sonra (1967’de) bugünkü son şeklini almış, yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılmıştır. Yapının bulunduğu tarihi Galata semtinin adı bu dönemde kuleye verilmiştir. Yani zannedildiği gibi Osmanlı Döneminde veya daha önceki dönemlerde bu binaya “Galata Kulesi” denilmemektedir.
Galata Kulesi Galata Kulesi Reviewed by SEYRİİSTANBUL on Şubat 01, 2012 Rating: 5

Hiç yorum yok

Navigation-Menus (Do Not Edit Here!)